Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bir şirkette 33 yıl çalışan muhasebe ve mali işler müdürünün ölümünün ardından mirasçılarının açtığı işçilik alacağı davasında izin ücreti hesabını bozdu. Daire, ailenin izinlerin büyük bölümünün kullanılmadığını ileri sürdüğü dosyada, bütün çalışma süresince hiç izin kullanılmamış gibi hesap yapılmasını hatalı buldu. Kararda, dosyanın koşulları ve çalışanın görevi dikkate alınarak izinlerin üçte birinin kullanıldığı kabulüyle yeniden hesap yapılması istendi.

Dava dilekçesindeki ifade belirleyici oldu

Mirasçılar, çalışanın yoğun iş temposu nedeniyle yıllık izinlerinin büyük kısmını kullanmadığını ileri sürdü. Ayrıca ücretin bir bölümünün elden verildiğini ve Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan bildirimlerde gerçek ücretin gösterilmediğini savundu. Aile, kullanılmayan izinlere ilişkin ücretin yanı sıra kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını talep etti. İşveren ise izinlerin kullanıldığını, bazı ödemeler yapıldığını ve çalışanın emeklilik sonrasında danışmanlık yürüttüğünü öne sürdü.

İş mahkemesi, işverenin izinlerin kullandırıldığını veya ücretinin ödendiğini gösteren belge sunamadığını değerlendirerek hiç izin kullanılmadığı kabulüyle hesap yaptı. Bölge adliye mahkemesinin ardından temyiz incelemesine gelen dosyada Yargıtay, dava dilekçesindeki anlatımın bu kabulden daha dar olduğunu belirtti. Daire ayrıca muhasebe ve mali işler müdürü olarak görev yapan çalışanın, konumu gereği izin kayıtlarının düzenlenmesinde yetkili olmasını da bu dosyaya özgü bir unsur olarak değerlendirdi.

Ücret ve izin süresi yeniden incelenecek

Yargıtay, alacak hesabına esas alınacak gerçek ücretin belirlenmesi için banka hareketleri, ücret bordroları ve tanık anlatımlarının birlikte değerlendirilmesini de istedi. Böylece bozma, yalnızca kullanılmayan izin süresini değil, o süre üzerinden yapılacak ödeme hesabının dayanağını da kapsadı. Daire, ücretin belirlenmesinde dosyadaki emsal ücret araştırmasının da göz önünde bulundurulmasını istedi. Kararla ödenecek nihai tutar belirlenmedi. Yerel mahkemenin dosyayı yeniden ele alması gerekiyor.

İş Kanunu’nun 59. maddesi, iş sözleşmesi sona erdiğinde hak kazanıldığı hâlde kullanılmayan yıllık izinlerin ücretinin işçiye veya hak sahiplerine ödenmesini düzenliyor. Hesapta sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret esas alınıyor. Bu dosyada kullanılan üçte bir oranı, ailenin dava dilekçesindeki beyanı ve çalışanın görevine ilişkin değerlendirmeye dayanıyor. Kararın ardından yapılacak hesap, dosyadaki ücret delilleri ve Yargıtayın izin süresine ilişkin bozma gerekçesi birlikte ele alınarak hazırlanacak.