Ticaret Bakanlığı, 5G teknolojisinin tanıtımında tüketicileri yanıltan reklamlar nedeniyle iki GSM şirketine toplam 7 milyon 983 bin 304 lira ceza kesti. Şirketlerin tartışmalı reklamları için durdurma kararı da verildi.

5G reklamlarında gerçeği aşan iddialar tespit edildi

Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kurulu, GSM operatörlerinin 5G teknolojisine ilişkin reklamlarını mercek altına aldı.

Kurulun 10 Eylül 2026 tarihli ve 373 sayılı toplantısında değerlendirilen reklamlarla ilgili incelemelerde, tüketicilerin yanlış yönlendirilebileceği yönünde tespitler yapıldı.

Özellikle 5G hizmetinin kapsama alanı ve teknolojik üstünlüğü konusunda gerçeği aşan ifadelerin kullanıldığı belirlendi. Reklamlarda oluşturulan anlatımın, tüketicilerde belirli şirketlerin rakiplerinden mutlak biçimde üstün olduğu algısına yol açabileceği değerlendirildi.

Kampanya avantajları da incelemeye takıldı

Reklam Kurulu'nun dikkat çektiği bir diğer konu ise 5G teknolojisinin kampanyalarla ilişkilendirilmesi oldu.

İncelemelerde, henüz ticari kullanıma açılmamış 5G teknolojisinin kampanya avantajlarıyla birlikte sunulmasının tüketicileri yanıltabileceği belirtildi.

Bu tür tanıtımların, kullanıcıların satın alma ve operatör tercihlerini etkileyebilecek nitelikte olduğu değerlendirildi.

Reklamlar durduruldu ceza 8 milyon liraya yaklaştı

Yapılan değerlendirmelerin ardından iki GSM ve telekomünikasyon şirketine toplam 7 milyon 983 bin 304 lira idari para cezası uygulanmasına karar verildi.

Para cezasının yanı sıra tüketicileri yanıltıcı nitelikte olduğu belirlenen reklamların durdurulması da kararlaştırıldı.

Ticaret Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Bekir Kaplan, Bakanlığın tüketici haklarının korunması, doğru bilgilendirme yapılması ve haksız rekabetin önlenmesi amacıyla denetimlerini sürdüreceğini bildirdi.

Tüketicinin doğru bilgilendirilmesi vurgusu

Karar, özellikle yeni nesil mobil iletişim teknolojilerinin tanıtımında reklamların taşıdığı sorumluluğu yeniden gündeme getirdi.

GSM şirketlerinin rekabetinde yalnızca hız ve kapsama alanı iddialarının değil, kampanya koşullarının da açık ve gerçeğe uygun biçimde tüketiciye aktarılması gerektiği bir kez daha ortaya çıktı.