Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturmada Adli Tıp Kurumundan ek rapor isteyecek. Başsavcılığın 5 Kasım’da paylaştığı bilgi notuna göre talep, 6 Kasım’da kurumun 1. İhtisas Kuruluna iletilecek. Savcılık, kendisine ulaşan rapordaki bazı tespitlerin soruşturma dosyasındaki bilgiler ışığında netleştirilmesini istiyor.
Kurulun önünde hangi bulgular vardı
Adli Tıp Kurulunun 2 Kasım’da tamamladığı raporda, Denizolgun’un ölümünün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu meydana geldiği yönünde görüş bildirildi. Kurul, hem Denizolgun’un 2016’da ölü bulunmasının hemen ardından yürütülen incelemeleri hem de bu yıl mezarın açılmasından sonra elde edilen örnekleri değerlendirdi. İncelemede eski otopsi bulguları ile yeni laboratuvar sonuçları birlikte ele alındı. Mezarın açılmasının ardından yapılan DNA incelemesinde, alınan örneklerin Denizolgun’un ailesinden bir kişiyle kardeşlik bağı taşıdığı belirlendi.
Kurul, dokularda ölçülen ağır metal düzeylerinin normal sınırlar içinde bulunduğunu ve aranan diğer toksik maddelere rastlanmadığını belirtti. Raporda zehirlenme, travma, boğulma ya da göğse baskı sonucu ölüme ilişkin tıbbi delil saptanmadığı kaydedildi. Göğüs bölgesinde 2016’daki ölü muayenesinde kayda geçen morluklar da değerlendirildi. Kurul, bunların ölüm meydana getirebilecek nitelikte olmadığı sonucuna vardı.
Dosyanın geçmişi 2016’ya uzanıyor
Denizolgun, 7 Eylül 2016’da İstanbul’daki evinde ölü bulundu. Ertesi gün yapılan otopside biyolojik, toksikolojik ve histopatolojik inceleme için örnekler alındı. İlk otopsi sonucunda hazırlanan ve ekim ayında Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen raporda, ölüm nedeninin travmaya bağlı olmayan beyin kanaması olduğu yönünde görüş verildi.
Yıllar sonra dosyaya giren bir bilirkişi değerlendirmesi, ölüm şeklinin yeniden araştırılmasına yol açtı. Soruşturma kapsamında 19 Ağustos 2026’da mezar açıldı. Adli Tıp Kurumunun kimya, biyoloji ve morg birimleri mezardan alınan kemik ve toprak örnekleri üzerinde inceleme yaptı. Laboratuvar çalışmalarıyla elde edilen sonuçlar, 1. İhtisas Kurulunun kasım ayındaki değerlendirmesine girdi.
Ek rapor için 6 Kasım işaret edildi
Son raporda ölümün gerçekleştiği gün kesin olarak belirlenemedi. Kurul, eldeki tıbbi verilerle ölümün 6 Eylül 2016’da meydana gelmiş olabileceğini değerlendirdi. Başsavcılık, bilgi notunda kuruldan açıklamasını isteyeceği tespitleri tek tek sıralamadı. Kurul ayrıca boyun kıkırdağındaki kırığın gömme ve mezardan çıkarma işlemleri sırasında oluştuğu görüşünü bildirdi. Soruşturmanın bu aşamasında kamuya açıklanan işlem ek rapor talebinin iletilmesi. Talebe verilecek yanıtın ne zaman hazırlanacağına ilişkin bir tarih açıklanmadı.

Okur yorumları 0
Bu habere ilk yorumu siz yazın.