ABD'deki Stanford Üniversitesi öncülüğünde yürütülen araştırma, Alzheimer hastalığının erken tespitinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Bilim insanları, beynin dinlenme sırasındaki faaliyetlerini inceleyerek ilerleyen yıllarda bilişsel gerileme yaşama ihtimali yüksek kişileri belirlemeye yardımcı olabilecek bir yöntem geliştirdi. 


Hafıza kaybı başlamadan risk belirlenebiliyor

Science Advances dergisinde 4 Kasım 2026'da yayımlanan araştırmada, beyin bölgeleri arasındaki iletişim örüntüleri incelendi.

Araştırmacılar, 75 yaş üzerindeki 180 üstün hafıza performansına sahip kişi ile Alzheimer tanısı bulunan 110 kişinin beyin görüntülerini karşılaştırdı.

Elde edilen verilerle geliştirilen sistem, iki grubu yaklaşık yüzde 85 doğrulukla birbirinden ayırt edebildi.

Ardından yöntem, henüz bilişsel bozukluk belirtisi göstermeyen 55-70 yaş aralığındaki 1.300'den fazla kişiye uygulandı.

Sonuçlar, Alzheimer hastalarınınkine benzeyen beyin faaliyetlerine sahip kişilerde ilerleyen yıllarda hafıza ve düşünme becerilerinde gerileme görülme olasılığının daha yüksek olduğunu gösterdi. 

12 yıllık takipte dikkat çeken sonuç

Araştırmada kullanılan veriler, bazı katılımcıların 12 yıla kadar takip edilmesini sağladı.

Bilim insanları, beyin faaliyetlerinden elde edilen ARC adlı puanlama sisteminin, gelecekteki bilişsel gerilemeyi öngörmede genetik özellikler ve bazı mevcut biyolojik göstergelerden daha başarılı sonuçlar verebildiğini belirledi.

Üstelik yeni yöntemin mevcut biyolojik testlerle birlikte kullanılması, tahmin performansını daha da artırdı.

Erken teşhiste yeni umut

Araştırmanın kıdemli yazarı Yu Zhang, Alzheimer hastalığıyla mücadelede temel hedeflerden birinin, belirgin belirtiler ortaya çıkmadan önce risk altındaki kişileri tespit etmek olduğunu vurguladı.

Uzmanlar, geliştirilen sistemin gelecekte kişiye özel takip ve erken müdahale çalışmalarında kullanılabileceğini değerlendiriyor.

Ancak araştırmacılar, yöntemin henüz kesin tanı koymak için kullanılamayacağını belirtiyor. Beyin faaliyetlerinde saptanan risk örüntüleri, kişinin mutlaka Alzheimer hastalığına yakalanacağı anlamına gelmiyor.

Yeni bulguların klinik uygulamaya geçebilmesi için daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.